top of page

Boş arama ile 268 sonuç bulundu

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 JOSE LUIS PUCHE | THE RIVALS OF THE SEA 1 KASIM - 1 ARALIK 2018 ESERLER BASIN BÜLTENİ JOSE LUIS PUCHE'NİN “THE RIVALS OF THE SEA” SERGİSİ MERKUR’DE İSPANYOL SANATÇI JOSE LUIS PUCHE’NIN KİŞİSEL SERGİSİ “THE RIVALS OF THE SEA” 1 KASIM PERŞEMBE GÜNÜ MERKUR’DE AÇILIYOR. Galeri Xavier Fiol işbirliği ile gerçekleştirilen The Rivals Of The Sea, José Luis Puche’nin Türkiye’deki ilk kişisel sergisi. 17 Mayıs-26 Ağustos 2018’de sona eren CAC Malaga Müzesi’ndeki kişisel sergisinden sonra , yeni eserleri 1 Kasım-1 Aralık 2018 tarihleri arasında MERKUR’de görülebilir. Puche’ye göre bir resmin “tutkuların serbest bırakıldığı bir ortamda” duygusal, yansıtıcı ve analitik olarak gösterilmesi önemlidir. İspanyol şair Fray Luis de Leon’un dediği gibi “ruhun hissettiklerini tanımlamak için kelimeler yetersizdir.” Tutku, şiddet, trajedi ve huzursuzluk denize rakip olarak gösterilir. “The Rivals Of The Sea” diğer ismi ile Denizin Rakipleri adlı sergide denizin kendisine atıfta bulunulmuştur. Deniz kendi başına harika bir olaydır. Ve ruhun derinliklerine inmek istediğimiz zaman karşımıza neler çıkacağı heyecan vericidir. Tıpkı denizin kendisi gibi. Aynı zamanda sanatçı; CAC Malaga’da gerçekleşen “The Snow is Dancing” adlı sergisinden sonra aynı yolu izleyerek müziğe duyduğu önemi de yeni işlerine yansıtmıştır. Sanatçının müzikten etkilenmesinin temel etkeni ise müzik aletleri çalınırken her bir vurgunun farklı ritmi yakalamasıdır. Sergideki işler için seçilen isimler, klasik müzikte özel ilgi alanları olan şehirlerdir. Mesela “Shubertiade” isimli iş, bir sörfçü gibi görünen devasa bir dalgayı göstermektedir. Aynı zamanda bu işte, heybetli yükseklik ile düşmenin kendisinin şiddeti arasındaki karşıtlıktan alınan hazzı görürüz. Bu nedenle kişinin doğası ile suç ortaklığına şahit oluruz. Sanatçının bu sene 4. Kişisel sergisi olan, sanatseverleri ruhumuzun derinlikleri ile resim arasındaki ilişkiye davet eden The Rivals Of The Sea 1 Aralık 2018 tarihine kadar MERKUR’de görülebilir. Sanatçı Hakkında José Luis Puche (İspanya, 1976) sanat tarihinde doktora sahibidir. Bir sanatçı olarak kariyeri 2005 yılında ilk kişisel sergisini evine taşıdığında başladı. Sadece üç yıl sonra, 2008 yılında uluslararası sahneye girmeyi başardı. Çizim; onun işlerinin etrafında dönen kendi kendine öğrendiği ve de onun sınır tanımayan yaklaşımı nedeniyle, gerçekten şaşırtıcı bir teknik beceri olduğunu kanıtlar. Bir ressam olarak, onun öğrenmesi erken çocukluk döneminde başlayıp şiddetli bir kararlılığın yavaş sonucudur ve hem teknik bilgisi hem de evrimini, bakışının seçiciliğine ve eğitilmiş becerisinin ısrarlı ve düzenli egzersizine borçludur. Mimik çizimlerinde bazen sadece siyah beyaz, bazen çok renkli tonları izleyicinin dikkatini çeker. Gri renginin duyduğu duygusal kayıtsızlık, işinde tutkulu bir ortak dansa dönüşen kalemden çok fiziksel bir dokunuşla dengelenir. Kalemin fiziksel dokunuşu, çizimi tutkulu bir dansa dönüştürür. Sanatçı, bir suluboya efekti elde etmek için farklı teknikler kullanabilmektedir. Örneğin yağlı ve kuru karışık teknik ile özel bir boya kullanması gibi. Gerçekliği kurgu olarak temsil etme eğilimi açıkça bellidir. Puche'nin uyguladığı gerçekliğin keşfedilmesi, sonuçta görünen değerin gerçek değerine yükselmesini sağlar. Yapıtları açık bir şekilde belirsizliği uyandırıyor ve bir rahatsızlık duygusu yaratıyor. Puche kariyer boyunca “9 Hour of Underground” karma sergisine davet edilen tek Avrupalı sanatçı olmakla beraber, Centre Pompidou, CAC Málaga, Sidney Opera Binası’nda işleri sergilenmiş ve YIA Art Fair (Paris), Basel Scope Art Show New York ve İsviçre gibi fuarlarda da yer almıştır. Bu yıl Puche Madrid'de, Madrid Xavier Fiol galerisinde ve Palma de Mallorca'da kişisel sergilerini gerçekleştirdi. Ayrıca 2016 yılında Uluslararası Gelişen Sanatçılar Ödülü (Dubai) de dahil olmak üzere çeşitli ödüller kazandı.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 ZEYNEP ÇİLEK ÇİMEN | SAKLI ÇEYİZ 19 ARALIK 2016 - 29 OCAK 2017 ESERLER BASIN BÜLTENİ ZEYNEP ÇİLEK ÇİMEN'İN “SAKLI ÇEYİZ” SERGİSİ MERKUR’DE Genç sanatçı Zeynep Çilek, “Saklı Çeyiz” isimli sergisiyle, gelenek ve gelecek arasında köprüler kuruyor. Sanat tarihinde önemli yeri olan imgeleri bize özgü desen ve motiflerle harmanlıyor, renkli, farklı, derin bir görsel dünya sunuyor. Geometrik çizgileri kullanarak yaptığı çalışmaların içine Hurufi ögeler yerleştiriyor. ‘’Çeyiz doğası itibariyle saklıdır Hayallerle, beklentilerle, umutlarla hazırlanır; Sandıklarda, denklerde özenle saklanır, Bir insanın, bir muhitin, bir dönemin zevkini yansıtır. İnsanlar, devletler, toplumlar gelir geçer, çeyizler kalır. Çünkü çeyiz bizi kimliğimize iliştiren bir bağdır, Kolektif bilinçaltını yansıtan bir ortak mirastır. Kim olduğumuz sorusuna verilmiş naif bir yanıttır. Çeyiz işlerken kullanılan her bir malzeme, her bir motif, Her bir çizgi, her bir desen, her bir arketip Bir duygunun, bir düşüncenin, bir duyarlılığın aynasıdır. O hissedişler zamanla bir hatırlayışa dönüşür Ve sanatta sırlanır. Ben de çeyizler biriktirdim Coğrafyayla mekan, tarihle zaman, akılla kalp, Karışıklıkla saflık, uyanıklıkla rüya arasındaki sözde uçuruma inat...” İnsanın kökeniyle ilişkisi bir ağacın köküyle ilişkisinden farklıdır. Elbette bu insanın köksüz olduğu anlamına gelmez. Sanatçı için hafızayı yitirmek de hafızanın bir anında donup kalmak da kaybolmak demektir. Tarih ne kendisine saplanıp kalacağımız, ne de kendisine bigane kalabileceğimiz bir gerçekliktir. Fakat geçmiş günlerin eşsizliği, güzelliği ve zenginliğiyle bahsetmek sanatçıyı eşsiz, zengin ve güzel yapmaz. Çünkü bir geleneğin yaşayabilmesi için toplumun en azından bir kısmının bunu sürdürmeyi istemesi gerekir.“ Zeynep Çilek Çimen

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 ERSAN DEVECİ | KUTSAL MAKİNE 11 MART - 8 NİSAN 2014 ESERLER BASIN BÜLTENİ Anchor 2 ERSAN DEVECİ'NİN “KUTSAL MAKİNE” SERGİSİ MERKUR’DE Ersan Deveci’nin ikinci kişisel sergisi “Kutsal Makine” 12 Mart 2014 Çarşamba günü MERKUR’de açılıyor. Ersan Deveci grafik ve illüstratif bir estetik dil kullanarak daha çok nesne imgeleri üzerinden işlerini üretir; onların sembolik, imgesel, ideolojik ve kültürel kodlarına göndermede bulunarak sanatsal pratiğinin tematik çerçevesini belirler. Militarizm, şiddet, haz, kişisel / kolektif bellek, kimlik, kamusal/mahremiyet, popüler kültür gibi günümüz de iç içe geçmiş bir çok kavram ve olguların heterojen ve geçişli alanlarında gezinir. “Kutsal Makine” başlıklı bu sergi de sanatçı teknolojik ve endüstriyel medeniyetin araçlarına, makinelerine ve sistemlerine odaklanır. Ona göre bu imgeler estetik ve işlevsel değerlerine rağmen insan ve teknoloji arasındaki huzursuz ilişkiyi ima etmekte; teknolojik olarak iyileştirilmiş olan yaşam tarzlarımıza karşı bir kararsızlığı da yansıtmaktadır. İlk başlarda tanrısal alana müdahale gibi kabul edilen teknoloji kavramı sonradan iyimser, ütopik bir yaklaşımla fantastik dünyaların kapısını açan anahtar olarak görülmüş fakat savaş deneyimlerinden anlaşılmıştır ki renkli dünyaların aracı olması düşlenen teknolojinin bizleri avlayan, hayatları cehenneme çeviren, despotizmin iktidar araçlarına dönüşmüştür. Bu nedenle distopik nesneleri çağrıştıran bu araç ve gereçlerdeki detaylılık, yığılma halleri ve kaotik yapılar ironik olarak adeta irrasyonel bir boşluğu yeniden çağırır. Sanatçının resim üretiminde kullandığı özel teknik, tuhaf bir şekilde resmin kendisini de endüstriyel bir üretim nesnesine dönüştürür. Oluşturduğu canlı parlak yüzeyler izleyiciyi teknoloji merkezli bir gösterinin parçası haline getirmekte ve gerçek ile olan bağlantıları gevşeterek imgenin fetişleşmesini sağlamaktadır. Sanatçının yüzey estetiği kaygısını öne çıkardığı işlerinde kullandığı Airbrush tekniği ile el üretimi izini olabildiğince gizleme isteği ve üretim sürecinin kendisini performatif bir etkinlik olarak görmesi fotorealist bir tavrıda işaret etmektedir. Anchor 1

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 SEVGİSİZ ALGI 14 HAZİRAN - 30 TEMM UZ 2017 ESERLER BASIN BÜLTENİ “SEVGİSİZ ALGI” SERGİSİ MERKUR’DE İzleyeni, “resim mi, fotoğraf mı?” ikileminde düşündüren hiper ve fotorealist ressamlar, Türkiye’de ilk kez bir temada buluşuyor. Sergideki işler, bizi güncel hayatımızın sevgi/sevgi simülasyonu ekseninde düşündürürken, diğer yandan da ‘gerçeklik/gerçeklik temsiliyeti’ çıkmazlarıyla yüzleşmeye çağırıyor. Fransız düşünür ve çağdaş sanat kuramcısı Stiegler’e bakılırsa “İçinde yaşadığımız anın muğlaklığı aynı zamanda bir sevgisizlik çağı olmasından kaynaklanıyor.” ‘70lerden sonra yeniden yükselişe geçen hiper/fotorealist akım, on yılı aşkın bir zamandır sanat dünyamızda yalın gerçekçilikle, etkisi yayılan güçlü imgeler kurmaya devam ediyor. Sanatçılar, yabancılaştırılmış figürleriyle, her an daha da sevgisizleşen dünyaya fotoğraf gerçekçiliğiyle dem vuruyorlar. Foto gerçekçi ressamların işleri en büyük eksiği, yeri doldurulamayan boşluğu bize hatırlatıyor. Küratörlüğünü Şeref Akşit’in yaptığı Sevgisiz Algı sergisinde yer alan sanatçılar; Ali Gümülcine, Azamat Kuliev, Barış Yücebilgen, Fatih Kahya, Hasan Demir, Mehmet Yoldan Aktürk, Meryem Uzunoğlu, Mustafa Yüce, Ömer Aydın, Yahya Bağcı. 14 Haziran - 30 Temmuz tarihleri arasında MERKUR’de izlenebilecek sergiye davetlisiniz. MERKUR bayram ve yaz tatili nedeniyle 24 Haziran-17 Temmuz tarihleri arasında kapalı olacaktır.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 ERCAN AKIN | KİMLİK 12 MART - 31 MART 2012 ESERLER BASIN BÜLTENİ ERCAN AKIN'IN “KİMİK” SERGİSİ MERKUR'DE 12-31 Mart 2012 tarihleri arasında MERKUR, genç sanatçı Ercan Akın’ın ikinci kişisel sergisini KİMLİK başlığı altında izleyiciyle paylaşıyor. Ercan Akın, bu sergisinde “Kimlik” başlığı altında bireyin aidiyet duygusunu, statü simgelerinin yaşamdaki yerini, zaman ve mekan bağlamının değişimiyle kişiyi tanımlayan kimliklerdeki değişimi gözler önüne sermeyi hedefliyor. Sanatçı sergisini oluşturan “kimlik” başlığını ele alışını şu şekilde açıklıyor: “Amacım toplumsal kimliğin insanlar üzerindeki etkisini gözler önüne sermek. Belleğini yitirmiş, yeni bir kimlik aidiyetinin arayışındaki modern insanın, popüler kültürün ve kapitalist olguların çerçevesinde kendisini baştan yaratma sürecine odaklanmak…” Akın, “kimlik” kavramının beraberinde getirdiği, kimsizlikleşme - aynılaşma ve bir yandan da yabancılaşma–ötekileşmeyi de dile getiriyor. Bu noktada “birey” kavramı ve “aidiyet” kavramı da devreye giriyor; birey kimi durumda kendini ayrıştırırken kimlik üzerinden kimi zamanda toplum tarafından ayrıştırılıyor ve dışlanıyor. Post-modern toplumdaki “etiket”leme ve “etiket”lenme haline dönüşen “kimlik” olgusu, bizim doğuştan sahip olduğumuz özelliklerimizin yanı sıra toplumsal dinamiklerin bize kazandırdığı unsurlarla da şekilleniyor, alt ve üst kimlikler olarak karşımıza çıkıyor. Sanatçının, bu olgular üzerinden yola çıktığı sergisinde kadın imgesinin hakim olduğu figüratif resimlerde, Akın’ın kendine özgü tekniği dikkat çekmektedir. Tuval üzerine yağlıboya gibi yüzyıllardır sanat tarihinde yer etmiş bir tekniği endüstriyel ve 21. yüzyıl teknolojisinin ürünü olan pleksiglasla bir arada kullanarak resimlerinde farklı mekan algıları, yeni yüzeyler yaratmaktadır. Ercan Akın’ın, KİMLİK adını taşıyan sergisi 12-31 Mart 2012 tarihleri arasında MERKUR’de izlenebilir.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 ERSAN DEVECİ | MUTLU SON 3 ARALIK - 24 ARALIK 2015 ESERLER BASIN BÜLTENİ ERSAN DEVECİ'NİN “MUTLU SON” SERGİSİ MERKUR’DE Çalışmalarında farklı malzeme ve teknikleri bir arada kullanan Ersan Deveci 3-24 Aralık 2015 tarihleri arasında MERKUR’de sanatseverlerle buluşuyor. Genelde işlerine kitle kültüründe aşina olduğumuz objeleri, çeşitli araç ve gereçleri konu eden sanatçı; bunları zamanın ruhunu yansıtan birer etnografik nesne olarak görüp, sanatsal ifadesinin aracı yapar. “Mutlu Son” isimli bu sergisinde ise; gündelik hayatta yoğun olarak kullandığımız tüketim nesnelerinin buluntu ve atık hallerine odaklanır. Kurulu düzenin görünmeyen motivasyonu olan daima Mutlu Son! ile biten sonsuz tüketim arzularımızın özünde bir aldatmaca olduğuna inanır ve bu noktada ezilmiş içecek kutularını sergide bir eğretileme olarak kullanır. Bir resimde aranan espas duygusu, sanatçının işlerinde bilinçli olarak yer almaz. Deveci, işlerinde reklam materyalleri kullanarak benzer tüketim ürünlerini tek tip reklam panosu formatında sergiliyor. Aynılığın ve tekdüzeliğin hissedildiği eserlerde, espasın eksikliği reklam estetiğine hizmet etmekte. Sanatçı resimlerinde buluntu nesneleri, yine onları beğeneceğimiz bir forma sokarak yeniden bize sunuyor. Oysa reklamı yapılan bu objeler çevreye giderek yaydığımız çöplerdir. Formun ve malzemenin estetiği ile içeriğin sevimsizliği kendi içinde bir tezatlık oluşturur, doğal olanla yapay olanı ters yüz eder ve izleyicinin beklentilerini boşa çıkarır. Bu sergide sanatçı “mutlu son” söylemini bir yandan reklam stratejisi sloganı olarak kullanırken, öte yandan tükettiklerimizle mutlu sona ne denli yaklaştığımızı da hatırlatmak ister.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 NEFES Vol.III 9 OCAK - 5 MART 2017 ESERLER BASIN BÜLTENİ “NEFES Vol.III” SERGİSİ MERKUR’DE ALİ İBRAHİM ÖCAL /ARA GÜLER /ARZU AKGÜN/ BAHAR OGANER/ ERSAN DEVECİ / SALİHA YILMAZ /OZAN OGANER/ ŞEVKET SÖNMEZ /ŞEYDA CESUR/ SONG LING/ LING JIAN/ ZİYA TACİR/ DUYGU SÜZEN/ SAYAT UŞAKLIGİL/ HASAN PEHLEVAN/ HALİM AL KARİM /SABİRE SUSUZ / Shao Yinong & Mu Chen MERKUR’UN KLASİKLEŞMİŞ GRUP SERGİSİ ‘’NEFES’’ 9 OCAK – 5 MART 2016 tarihleri arasında MERKUR'de... Nefes-3, bugünün sanatından disiplinler arası, renkli ve çağdaş bir kesit sunuyor. Sanatın yeni çıkış gücüne, hem geçmiş hem de gelecekle olan ilişkisine vurgu yapan bir anahtar sözcük. Sadece tek bir nefes alış anının heyecanını ve tüm zamanlar arasından sıyrılan biricik önemini öne çıkarmak istiyor. Nefes, 6 yıl sonra, üçüncü sergisiyle MERKUR’un seçmesinden 19 sanatçıyı bir araya getiriyor.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 ŞEYDA CESUR | UPDATE 25 KASIM - 20 ARALIK 2014 ESERLER BASIN BÜLTENİ ŞEYDA CESUR'UN “UPDATE” SERGİSİ MERKUR’DE Bugün hepimiz medyanın çocukları sayılırız. Biçimlendirdiği yeni enformasyon yapıları ile çekim merkezimiz haline gelen sosyal medyaya tıpkı örümceğin görkemli tasarımıyla yaptığı ağa doğru çekilmesi gibi hızla çekiliyoruz. İmaj, imge ve gerçeği arasında kopamadığımız ancak tutsak kalmayı da istemediğimiz karmaşık ama sıkı bir bağ oluştu. Kendimizi sürekli güncelleyerek her gün biraz daha doluyor ve yükleniyoruz. Bu bağlamda Şeyda Cesur’un UPDATE ismini verdiği yeni sergisinde, sanatçı sanatı yoluyla müdahalede bulunur. Üst üste gelerek birbirini örten yağlı boya katmanlarıyla eserlerini oluşturan Cesur, bu şekilde farklı bir teknik dil kurar. Sanatçının ifadesiyle: “Yaratmayı engelleyen her şey eninde sonunda yaratmayı kamçılar. Ben çalışmalarımda farkına varmanın, sorgulamanın, yargılamanın, kısacası imgenin biçime dönüşmüş hâlini ironik bir kurgu ile örtüştürüyorum. İmgeyle ve özellikle tekrar dönüşen tarafıyla ilgileniyorum. İmge ve gerçeği arasındaki bu kurgu mutlaka sanatçıyı da içine alır. Çünkü sanatçının sezgi ve duygu dünyasına dair her şey bu kurguya eklenmiştir. En etkili vurgularından birini Âşık Veysel’in “Güzelliğin on par'etmez / Bu bendeki aşk olmasa” dizelerinde bulan bu durum, insan zihni ve sezgileri olamadan varlığın anlamsızlığını ortaya koyar. İmge, duyuyla edinilen bir deneyimin zihindeki görüntüsü; diğer bir deyişle düşünsel bir resimdir. Her bir imge dış dünyaya ait gözlemleri bulundurur ve bir seçme yapar. Sanatçı bu süreçte bir katalizördür, duyarlılığı ve hayal gücüyle seçtiği bu nesneler arasında bir bağlantı kurar, bu bağlantıyı günceller ve modernize eder. Sanatçı bu şekilde algısının farkını ortaya koyar. O "anda" kalır.” “UPDATE” sergisinin açılış kokteyli 25.11.2014 tarihinde 18:00 - 20:00 saatleri arasında gerçekleşecektir. Sergi 20.12.2014 tarihine kadar MERKUR’de görülebilir.

  • Exhibitions

    ADNAN ÇOKER | BENİM SİYAHIM 20 EKİM - 3 ARALIK 2022 ESERLER BASIN BÜLTENİ ADNAN ÇOKER’in “BENİM SİYAHIM” SERGİSİ MERKUR’DE Sergide yer alacak 13 adet eser Adnan Çoker’in retrospektifinden seçilen formları ve “Malevich ile Leonardo Da Vinci’ye Saygı ile Adnan Çoker Otoportresi”ni içeren, yeni düşünüp oluşturduğu son kompozisyonu “Saygı” da yer alacak. “Şimdi benim siyahlarımda Malevich'in tersi bir durum var. Ne gündüzlerimizde, ne de gecelerimizde benim yaptığım siyahi görmek mümkün değildir. Neden değil? Çünkü atmosfer tabakasında gündüzlere bakarsanız grisi var, güneşli havada mavisi var, kırmızısı var, sarısı var ama hiçbiri siyah değildir. Peki geceleri mi siyah? Gece de tam siyah değil ki... Öyleyse bu mutlak siyahı nasıl elde edeceksiniz? Bu ancak atmosfer olmadan elde edilecektir. Benim Siyahım dünyaya göre soyuttur, ama dünyadan çıkınca somutlaşır.” Adnan Çoker’in anısına…

  • Exhibitions

    İLKE KUTLAY | BALANS 17 EYLÜL - 5 EKİM 2012 ESERLER BASIN BÜLTENİ İLKE KUTLAY'IN “BALANS” SERGİSİ MERKUR'DE MERKUR, yeni sezonu genç sanatçılarından İlke Kutlay’ın “Balans” isimli sergisiyle açıyor. Sanatçı, bir önceki sergisinin çizgisini, kariyerindeki dördüncü, Merkur’deki ikinci kişisel sergisi olan “Balans”ta da sürdürüyor. Yapıtlarında kullandığı hayvan figürleri ve melankolik etkiyle kendine özgü bir dil geliştiren Kutlay, bu kez etkiyi güçlendirerek, insan figürlerini de bu melankoliye dahil edip, trajikomik yönü kuvvetli “Sirk” temasına yöneliyor. Genç sanatçı, seçtiği figürleri, gerçek dünyadan kopuk, gösterişli ve eğlenceli tavırlar sergileyen karakterler olarak resmederken, doğal ortamlarından koparılmış hayvan figürlerini de aynı sahne içerisine yerleştiriyor. Sanatçının işlerindeki tüm öğeler, yaratılan mekanda yapay bir şekilde yerlerini alarak bu ironiye ortak oluyor, insan ve hayvan figürleri arasındaki ilişki, kendiliğinden bir balans oluşturuyor. Biçimsel olarak kurguladığı bu dengeyle masalsı atmosferler yaratan İlke Kutlay, resimlerinin en önemli ayırt edicisi olan boya, ışık ve renk tekniğiyle temanın etkisini güçlendiriyor. İlke Kutlay’ın Balans isimli kişisel sergisi, Pazar hariç her gün 10.00-19.00 saatleri arasında Galeri Merkur’de görülebilir. diyor.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 ARA GÜLER | ESKİ ŞEHİR 16 ARALIK 2013 - 15 OCAK 2014 ESERLER BASIN BÜLTENİ ARA GÜLER'İN “ESKİ ŞEHİR” SERGİSİ MERKUR’DE MERKUR dünya fotoğraf tarihinde seçkin bir yere sahip, Türk fotoğrafının ustası Ara Güler’in daha önce bir arada sergilenmemiş, renkli İstanbul fotoğraflarını izleyici ile buluşturuyor. Büyük bir gelenek olan sosyal belgeselci tarzı benimseyen Ara Güler’in fotoğraflarında sinema ve edebiyat birbiriyle sürekli kesişiyor. Her fotoğrafında bir can, bir devinim vardır. Ara Güler’in çalışmaları tüm dünyayı kapsamasına rağmen, yüreği doğum yeri olan, hayallerinin şehri İstanbul’da kalmıştır. Ara Güler’in Eski Şehri’nde yolculuğa çıktığınızda bir anda kendinizi Arnavut kaldırımlarından bacası tüten cundalı ahşap bir eve, oradan denizin kokusunu duyabildiğiniz bir balıkçı teknesinde bulabilirsiniz. Balıkçı teknesinin nereye gideceği, o dar sokaklarda neler yaşanacağı, suyun sesi, havanın kokusu, izleyicinin kontrolüne kalıyor. Döneme şahitlik edebilmiş kimselere birer anı, bu hikayelerle büyüyenlere ise görsel bir masal sunuyor sanatçı. Geçmiş zaman tekrar canlanıyor… “İstanbul fotoğraflarım olmasa, o eski günler, bugün unutulmuş olacaktı... Eski Şehir’den bir şey kalmadı. Şehrin estetiği değişti. Uygarlık ileriye gidiyor ama insanlar güzellik anlayışını kaybetti” diyen Ara Güler’in Eski Şehir fotoğrafları 16 Aralık 2013-15 Ocak 2014 tarihleri arasında MERKUR’de sizi bekliyor.

  • MERKUR

    ALİ İBRAHİM ÖCAL | CENNET 11 NİSAN - 3 MAYIS 2014 OZAN OGANER | DILEMMA 9 KASIM - 27 KASIM 2012 ESERLER BASIN BÜLTENİ Anchor 1 OZAN OGANER'İN “DILEMMA” SERGİSİ MERKUR'DE MERKUR, heykel sanatçısı Ozan Oganer’in galerideki ilk, kariyerindeki üçüncü kişisel sergisi olan “Dilemma”ya ev sahipliği yapıyor. İzmirli sanatçının en son heykel işlerinin yer aldığı sergi, 9 Kasım – 27 Kasım 2012 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor. Heykel sanatına, dantel, iğne oyası gibi malzemeleri kazandıran sanatçı, bu sergide, kendine özgü tekniğini, alışılmış materyalin yanısıra yeni bir malzemenin sınırlarını zorlayarak genişletiyor. Ozan Oganer, şimdiye dek kullandığı dantelin taşıdığı sembolik anlamın ötesine geçerek, malzemeyi hem biçim hem içerik bağlamında dönüşüme uğratıyor. Bu dönüşümün sonunda, yeni malzemesini dantel gibi işleyerek, istemli bir düşünceyle içine düştüğü ikilemi, işlerinin tematik zeminine de yansıtıyor. Bir yanda saflığı, erdemi, felsefi açıdan ilahi düşünceyi temsil eden figürlere, insan ruhunun karanlık ve şeytani olarak nitelendirilebilecek yüzlerini ortaya koyan figürler cevap veriyor. Kompozisyonel olarak birbirlerini tamamlayan figürlere, izleyiciyle iletişime geçen “sürpriz” bir iş de eşlik ederken, fetiş kavramını besleyen küçük detaylar da temayı zihinlerde diri tutmaya yardımcı oluyor. İnsanların gizli dürtülerini ortaya koyan sanatçı, ruhun ikili yanına vurgu yaparken, iki malzeme arasında gidip gelen figürleriyle kendi “Dilemma”sını yaratıyor. MERKUR, kendi ikilemlerini keşfetmek isteyen sanatseverleri, başarılı bir heykel sanatçısının malzeme yolculuğuna davet ediyor.

ADRES

İLETİŞİM

İstiklal Mahallesi Piyalepaşa Bulvarı No. 32D Beyoğlu/İstanbul

Telefon: 0 (212) 225 3737

E-Posta: galeri@galerimerkur.com

ZİYARET GÜN VE SAATLERİ

Salı - Cumartesi

10:00 - 18:30

  • Facebook
  • Instagram
  • Twitter

MERKUR'E AİT SERGİ PROGRAMLARI, FUARLAR, ETKİNLİKLER, SANATÇILAR VE ESERLERİ İLE İLGİLİ GELİŞMELERDEN HABERDAR OLMAK İÇİN MAIL LİSTEMİZE ABONE OLABİLİRSİNİZ.

Teşekkür ederiz!

©2023, galerimerkur. Wix.com ile kurulmuştur.

bottom of page